Klinik bir tanı Pedofili...

29.04.2016 21:47:59
86
OKUNMA
Funda Kocatürk
Antalya / Muratpaşa
Ege Üniversitesi

Klinik bir tanı Pedofili...

Son dönemde çocuklara yönelik cinsel istismar ve şiddet şeklinde görülen suçlardaki artışlar çocukların korunabilmesi ve suçun engellenebilmesi açısından insanların daha fazla bilinçlenmesini zorunlu kılmaktadır. Çocuk istismarının yaygın olarak görülen beş şekli vardır. Fiziksel istismar,ihmal,duygusal istismar,şiddete tanık etme ve cinsel istismar. Çocuk istismarları içinde en zor anlaşılanı ne yazık ki cinsel istismardır.Bunun nedeni ise çocuğun bunu çeşitli nedenlerden ötürü açıklayamaması veya bunun bir cinsel istismar olduğunu anlayacak yaşta olmamasındandır.

 

 

Cinsel istismar kapsamında yer alan ve bir hastalık olan pedofilinin ne olduğu hakkında daha kapsamlı bilgilenmemiz bu hastalığı olanlara karşı çocukları nasıl korumamız gerektiğini bilmemiz açısından önemlidir. Pedofili,en az 6 aylık bir süre boyunca kişide ergenlik dönemine girmemiş bir çocukla ya da çocuklarla cinsel etkinlikte bulunma ile ilgili yoğun; cinsel yönden uyarıcı fantezilerinin,cinsel dürtülerinin ya da davranışlarının yineleyici bir biçimde ortaya çıkması olarak tanımlanır.(Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı) Dolayısıyla pedofili klinik bir tanıdır.Ancak özeliikle altını çizmek istediğim nokta; pedofili tıbbi bir tanı olmasına rağmen çocuklara cinsel istismarda bulunmanın kendisinin tıbbi bir tanı olmadığı,çocuğa cinsel istismarda bulunan her bireyin de pedofilik olmadığıdır. Bir kişiye  pedofili tanısı konabilmesi için o kişinin en az 16 yaşında olması ve cinsel etkinlikte bulunduğu çocuklardan en az 4-6 yaş daha büyük olması gerekir. Pedofilik kişiler erkek veya kadın olabilir; ancak büyük çoğunluğu erkeklerdir.Sadece karşı cinse yönelen pedofili olguları heteroseksüel pedofili; aynı cinse yönelen pedofili olguları homoseksüel pedofili; hem karşı cins hem de aynı cinse yönelimi olan olgular biseksüel pedofili olarak adlandırılır. Cinsel istismarda bulunan kişi çocuğun hiç tanımadığı biri olabileceği gibi çocuğun kendi çevresinde yaşayan tanıdığı biri ya da toplumda itibarı olan biri de olabilir; ki çocuklar  %70 oranında akraba,öğretmen,komşu gibi bildiği ve güvendiği kişiler tarafından cinsel istismara uğramaktadır. Pedofilik bireyler ailenin ve çocuğun güvenini kazanmak için genellikle çocuklara yakın olabilecekleri, birebir etkileşimde bulunabilecekleri mesleklere yönelirler ve öncelikli davranışları hem çocuğun hem de ailenin güvenini kazanmaya yöneliktir.Pedofilik kişiler cinsel istismarı ya güç kullanarak tehdit yoluyla ya da kandırma yolu ile gerçekleştirirler.Özeliikle günümüzde internet ortamı ve de okul dışı eğitim yuvaları(!) bu bireyler için bu konudaki istek ve ihtiyaçlarını karşılama yönünde biçilmiş bir kaftandır.Bu konuda ailelere büyük bir görev düşmektedir.

 

 

Yapılan araştırmalar pedofilik bireylerin sosyal ilişkileri kısıtlı, daha çok içe dönük,ailesi ve çevresi ile sıcak ilişki kuramayan psikopatik, psikoseksüel ve sosyal açıdan olgunlaşmamış kişilik özelliklerine sahip olduklarını ortaya koyar. Çocuğa yönelik cinsel istismarda bulunanların yaklaşık olarak yarısının bu tür sorunları ergenlik yıllarında başlamaktadır.Bu durum ergenlik yıllarında cinsel davranış bozukluğu gösteren bütün olguların erişkin yıllarında cinsel istismarda bulunacağını göstermese de, bu veriler ergenlik yıllarında görülen cinsel davranış bozukluklarının bir kereye mahsus bir durum olarak değerlendirilmemesi gerektiğine işaret eder. Bu yaşlarda böyle bir durum tespit edildiğinde ergen için gerekli tedbirler alınıp,tedavi yöntemleri kullanılırsa erişkin yıllarında ortaya çıkabilecek ciddi sorunların önüne geçilebilir.

 

 

 

Cinsel istismarı ortadan kaldırmanın en etkin yolu onun olușmasını önlemektir.Oluşmasını önlemek pedofilik kişileri lanetlemekle değil tedavi etmek ve kontrol altına almakla mümkün olabilir.Bu bireylerin saptanması,kayıt altına alınması ve tedavisi ile ilgili yasal düzenlemelerin yapılması zaruridir. Çocukların cinsel olarak istismar edilmesinin önüne geçmek için pedofilik bireylerin özelliklerini tanımak,böyle bir eğilimin ortaya çıkmasına neden olan faktörleri tespit etmek ve bu kişileri çocuklarla yakın temas etkileşimde bulundukları zeminlerden uzak tutmak gerekir.(okul ve yurtlar gibi)

 

 

Bilinmesi gereken bir diğer konu pedofili hastaları kendilerinden nefret edebilmekte, kendilerine kızmakta; ancak cinsel dürtülerine engel olamamaktadırlar. Pedofiliyi önlemek  ve çocukların fiziksel zihinsel gelişimini korumak için bu tip bireylere tıbbi ve yasal engeller konulmalı ve gereken tedbirler  alınmalıdır; ancak bu önlemler cezalandırıcı olmaktan ziyade,rehabilite edici olmalıdır.Nasıl ki ciddi ruhsal hastalıkları olanlar büyük  tehlikelere neden olabilecek bir potansiyel taşıyorlarsa ve onlara tedavi uygulanıyorsa; pedofili hastaları da aynı şekilde tedavi edilmelidir.Biyolojik, psikolojik ve kişilerarası ilişkileri içeren birçok faktör pedofilik eğilimin ortaya çıkmasına yol açabilir.Pedofilik bireylerin yeniden eylemde bulunma oranlarını azaltmaya yönelik sıkı adli ve klinik gözlem ve tedavi sürecinde de kimyasal ve cerrahi kastrasyon, psikoterapi ve psikofarmakolojik ilaçlar kullanılabilir.

 

 

Tüm öncül duygularımızı,nefretimizi bir kenara bırakıp pedofilinin klinik bir hastalık olduğunu ve pedofiliklerin toplum etiğinden ötürü hastalıklarını açıklamada çekimser davrandıklarını bilmeliyiz. Pedofiliklerin de birzamanlar çocuk olduklarını, bu yüzden toplumların geleceği olan çocukların her yönden sağlıklı yetiştirilmelerinin kişilik gelişimleri üzerinde önemli bir etkisi olduğunu aklımızdan çıkarmamalıyız.

 

 

 

Sevgiyle...

Funda Kocatürk

funda’s

www.facebook.com/fundaa.kocaturkk

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER İÇERİKLER


YORUMLAR